Çocuğum Sürekli Ağlıyor: Ağlamanın Altında Hangi Duygular Olabilir?

Özet
:
Çocuğun sürekli ağlamasının altında bulunabilecek duygulardan biri kaygıdır. Çocuklar belirsizliği yetişkinlerden farklı biçimde deneyimleyebilir ve henüz gerçekleşmemiş bir durum hakkında yoğun endişe yaşayabilir.

 

Çocuklarda ağlama, duyguların dışa vurulmasının en temel yollarından biri olarak değerlendirilebilir. Özellikle küçük yaşlarda çocukların yaşadıkları duyguları yetişkinler gibi sözcüklerle ifade etmeleri her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle korku, üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, kaygı, yalnızlık veya ihtiyaçların karşılanmaması gibi pek çok durum ağlama biçiminde ortaya çıkabilir. Peki bir çocuk neden sık sık ağlar ve bu ağlamanın altında hangi duygular bulunabilir? Öncelikle “çok ağlıyor” ifadesinin tek başına yeterli bir açıklama olmadığı kabul edilmelidir. Çocuğun yaşı, gelişimsel özellikleri, ağlamanın ne zaman başladığı, hangi durumlarda ortaya çıktığı ve ağlama sonrasında nasıl davrandığı birlikte gözlemlenmelidir. Bazı çocuklar yorulduğunda veya uykusuz kaldığında daha hassas hâle gelebilirken bazı çocuklarda okul, arkadaşlık ilişkileri ya da aile içerisindeki değişiklikler duygusal yük oluşturabilir. Bazen ise çocuk için küçük görünen bir olay, onun dünyasında oldukça büyük bir anlam taşıyabilir. Oyuncağın kırılması, arkadaşının oyununa almaması veya ebeveynin kısa süreli ilgisizliği yetişkin açısından önemsiz görülse bile çocukta yoğun bir hayal kırıklığı oluşturabilir. Bu nedenle ağlamaya yalnızca susturulması gereken bir davranış olarak değil, çocuğun anlatmakta zorlandığı bir duygunun işareti olarak yaklaşılması önemlidir.

Çocuğun sürekli ağlamasının altında bulunabilecek duygulardan biri kaygıdır. Çocuklar belirsizliği yetişkinlerden farklı biçimde deneyimleyebilir ve henüz gerçekleşmemiş bir durum hakkında yoğun endişe yaşayabilir. Okula gitmek, sınava girmek, arkadaş grubuna katılmak, ebeveynden ayrılmak veya yeni bir ortama girmek bazı çocuklarda kaygının artmasına neden olabilir. “Korkacak bir şey yok” şeklindeki açıklamalar yetişkin açısından mantıklı görünse de çocuğun yaşadığı duygunun ortadan kalkmasını sağlamayabilir. Çünkü çocuk için önemli olan yalnızca olayın gerçek anlamda tehlikeli olup olmaması değil, o anda kendisini ne kadar güvende hissettiğidir. Bunun yanında öfke ve hayal kırıklığı da ağlamanın arkasında bulunabilir. Özellikle istediği bir şeyin gerçekleşmemesi, sınır konulması veya bir etkinliğin yarıda bırakılması bazı çocuklarda yoğun ağlama tepkisine yol açabilir. Bu durumda çocuğun duygusunun kabul edilmesi ile her istediğinin gerçekleştirilmesi birbirinden ayrılmalıdır. “Üzüldüğünü görüyorum” demek, davranışın her koşulda onaylandığı anlamına gelmez. Çocuğun duygusunun fark edilmesi ve aynı zamanda sınırların sakin biçimde korunması, duyguların tanınmasına imkan tanıyabilir.

Ağlamanın altında bazen görülmeyen bir üzüntü, yalnızlık veya anlaşılmama hissi bulunabilir. Özellikle çocuk yaşadığı problemi anlatmakta zorlanıyorsa, ağlama onun için bir iletişim biçimine dönüşebilir. Bu nedenle çocuğun yalnızca ne zaman ağladığına değil, ağlamadan önce ne yaşandığına ve sonrasında nasıl bir tepki verdiğine de dikkat edilmelidir. Okuldan geldikten sonra ağlama, belirli bir kişiyle karşılaştığında huzursuz olma, oyunlara katılmak istememe veya daha önce keyif aldığı etkinliklerden uzaklaşma gibi değişiklikler birlikte gözlemlenebilir. Malatya Çocuk Psikolog desteği hakkında bilgi alınması, özellikle ağlama davranışının uzun süre devam ettiği ve çocuğun günlük yaşamındaki işlevselliğini etkilediği durumlarda değerlendirmeye alınabilir. Burada amaç çocuğun ağlamasını yalnızca ortadan kaldırmak değil, ağlamaya eşlik eden duygunun ve davranış değişikliklerinin anlaşılmasına imkan tanımaktır. Çünkü bir çocuk “üzgünüm” demek yerine ağlayabilir; “korkuyorum” demek yerine ebeveynine yapışabilir; “kendimi yalnız hissediyorum” demek yerine öfkeli davranabilir. Çocukların duygusal ifadeleri her zaman doğrudan ve yetişkinlerin beklediği biçimde olmayabilir. Bu nedenle davranışın arkasındaki ihtiyacı anlamaya çalışmak, yalnızca görünen tepkiye müdahale etmekten daha kapsamlı bir değerlendirme sağlayabilir.

Çocukların ağlama biçimleri yaşa ve gelişim düzeyine göre farklılık gösterebilir. Küçük çocuklarda kelime dağarcığının henüz yeterince gelişmemiş olması nedeniyle ağlama daha sık görülebilirken, daha büyük çocuklarda duygusal zorlanma içe kapanma, konuşmak istememe, öfke veya sosyal ilişkilerden uzaklaşma şeklinde de ortaya çıkabilir. Dolayısıyla yalnızca ağlama sıklığına bakılarak bir değerlendirme yapılması yeterli olmayabilir. Peki ebeveynler hangi durumlarda daha dikkatli olmalıdır? Ağlamanın belirgin bir neden olmadan sıklaşması, uzun süre devam etmesi, uyku veya iştah düzeninde değişikliklerin eşlik etmesi, okul başarısında veya sosyal ilişkilerde belirgin farklılıklar görülmesi, çocuğun sürekli korkulu ya da mutsuz görünmesi gibi durumlar gözlemlenmelidir. Bununla birlikte her ağlama davranışının psikolojik bir sorun anlamına gelmediği de unutulmamalıdır. Yorgunluk, açlık, fiziksel rahatsızlık, uyku düzensizliği veya gelişimsel dönemlere bağlı hassasiyetler de ağlamayı artırabilir. Malatya Psikolog desteği hakkında bilgi alınması düşünüldüğünde, çocuğun davranışlarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi önem taşır. Çocuğun yaşı, aile koşulları, okul yaşamı, arkadaşlık ilişkileri ve yakın zamanda yaşanan değişiklikler birlikte ele alınabilir. Böylece yalnızca ağlama davranışına odaklanmak yerine, çocuğun genel duygusal durumu hakkında daha kapsamlı bir bakış açısı oluşturulabilir.

Ebeveynlerin çocuğun ağlaması karşısındaki tutumu da sürecin önemli bir parçasıdır. “Artık ağlama”, “Bunda ağlayacak ne var?” veya “Büyüdün, hâlâ ağlıyorsun” gibi ifadeler kısa vadede çocuğu susturmaya yönelik olabilir; ancak çocuğun yaşadığı duygunun anlaşılmasına her zaman katkı sağlamayabilir. Bunun yerine önce çocuğun sakinleşmesine imkan tanınması, ardından yaşadığı duygunun adlandırılmasına yardımcı olunması değerlendirilebilir. “Buna çok üzüldün galiba”, “Korkmuş olabilirsin” veya “İstediğin olmayınca hayal kırıklığına uğradığını görüyorum” gibi ifadeler çocuğun kendi duygularını tanımasına destek olabilir. Elbette çocuğun her ağlamasında uzun açıklamalar yapılması da gerekli değildir. Bazen çocuğun yanında sessizce bulunmak, fiziksel temas konusunda onun tercihine saygı göstermek ve kendisini ifade etmesi için zaman tanımak yeterli olabilir. Ağlama sonrasında çocuğun neye ihtiyaç duyduğu sormalı ve onun yerine duyguyu tanımlamak konusunda acele edilmemelidir. Özellikle çocuğun ağlaması karşısında ebeveynin kendi kaygısının yükseldiği fark ediliyorsa, önce yetişkinin sakinleşmesine özen gösterilmesi yararlı olabilir. Çünkü çocuklar yalnızca söylenen sözlerden değil, yetişkinin ses tonundan, beden dilinden ve genel tutumundan da etkilenebilir.

Sonuç olarak çocuğun sürekli ağlaması, tek başına belirli bir duygunun veya psikolojik güçlüğün kesin göstergesi olarak değerlendirilmemelidir. Ağlamanın hangi durumlarda ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü, çocuğun gelişim dönemine uygun olup olmadığı ve başka davranış değişiklikleriyle birlikte görülüp görülmediği gözlemlenmelidir. Ebeveynler için temel amaç çocuğu her ağladığında susturmak değil, onun hangi duyguyu ifade etmeye çalıştığını anlamaya çalışmak olabilir. Çünkü çocukların duygusal dünyasında ağlama bazen üzüntüyü, bazen korkuyu, bazen öfkeyi, bazen de yalnızca anlaşılma ihtiyacını ifade edebilir. “Çocuğum neden ağlıyor?” sorusunun yanında “Şu anda neye ihtiyaç duyuyor olabilir?” sorusunun da sorulması daha kapsamlı bir yaklaşım sağlayabilir. Ağlama davranışının uzun süre devam ettiği, çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkilediği veya ebeveynlerin durumu anlamlandırmakta zorlandığı zamanlarda profesyonel destek seçenekleri hakkında bilgi alınması düşünülebilir. Böyle bir değerlendirme sürecinde çocuğun yalnızca ağlama davranışına değil, bütün duygusal ve gelişimsel ihtiyaçlarına dikkat edilmesi önem taşır. Her çocuğun duygularını ifade etme biçimi farklı olabileceğinden, davranışın arkasındaki anlamın aceleci yorumlardan uzak biçimde ele alınmasına özen gösterilmelidir.

Resim
X